İşyerinde Mobbing (Psikolojik Taciz) Kavramı
Mobbing, işyerinde bir veya birkaç kişinin, başka bir kişiye yönelik olarak sistematik bir biçimde uyguladıkları psikolojik baskı, yıldırma ve dışlama eylemlerinin bütünüdür. Türk hukukunda mobbing, işçinin kişilik haklarına ağır bir saldırı olarak kabul edilir.
1. Bir Eylemin Mobbing Sayılma Kriterleri
Her işyeri tartışması mobbing değildir. Yargıtay ve doktrine göre mobbingden söz edebilmek için şu unsurlar aranır:
- Süreklilik: Eylemlerin belirli bir zaman dilimine yayılmış olması (genellikle haftada en az bir kez ve en az 6 ay sürmesi akademik bir kriter olsa da, mahkemeler olaya göre esneklik gösterebilir).
- Kasıtlılık: Davran��şların tesadüfi değil, işçiyi yıldırma veya işten ayrılmaya zorlama amacı taşıması.
- Sistematik Yapı: Eylemlerin bir plan dahilinde veya birbirini tamamlayan bir örüntü içinde gerçekleşmesi.
2. Mobbing Belirtileri Nelerdir?
Mobbing çok farklı şekillerde karşımıza çıkabilir:
- Sosyal Dışlama: İşçinin toplantılara çağrılmaması, diğer çalışanlarla iletişiminin kesilmesi, “yok sayılması”.
- Aşağılama ve Hakaret: İşçinin herkesin önünde azarlanması, yeteneklerinin sürekli küçümsenmesi.
- İş Yüküyle Baskı: İşçiye uzmanlık alanının çok dışında işler verilmesi veya altından kalkamayacağı kadar ağır yük yüklenmesi.
- Haksız Suçlamalar: Yapılan hataların sürekli abartılması veya yapılmayan hatalar için işçinin sorumlu tutulması.
3. Hukuki Dayanak ve İspat
Mobbing vakalarında Borçlar Kanunu 417. madde temel dayanaktır. İspat noktasında mağdurun tuttuğu “Mobbing Günlüğü” (tarih, saat ve olayı içeren notlar), tanık beyanları ve tıbbi raporlar büyük önem taşır. Yargıtay, mobbing davalarında işçiye “ispat kolaylığı” sağlar; mobbingin gerçekleştiğine dair güçlü bir şüphe uyandırılması yeterlidir.
Sonuç olarak; mobbing bir işyeri “yönetim tarzı” değil, bir hak ihlalidir. Yasalar, psikolojik şiddet altında çalışan işçiyi korumakta ve faillere karşı tazminat yaptırımları öngörmektedir.