Ev İş Hukukuİşyeri Uygulaması Haline Gelen Primlerin Ödenmesi ve Şartları

İşyeri Uygulaması Haline Gelen Primlerin Ödenmesi ve Şartları

tarafından Avukat Erdal Ersoy
İşyeri Uygulaması Haline Gelen Primlerin Ödenmesi ve Şartları thumbnail

İşyeri Uygulaması Haline Gelen Primlerin Ödenmesi

İş hukukunda “işyeri uygulaması”, kanun veya sözleşmede açıkça yazılı olmamasına rağmen, işverenin tek taraflı olarak başlattığı ve uzun süre devam ettirdiği fiili davranışların artık bir sözleşme hükmü niteliği kazanmasıdır. Özellikle prim ve ikramiye gibi ödemeler, belirli şartlar oluştuğunda işyeri uygulamasına dönüşerek zorunlu hale gelir.

İşyeri Uygulamasının Şartları

Bir ödemenin işyeri uygulaması sayılabilmesi için Yargıtay şu kriterleri aramaktadır:

  • Süreklilik: Ödemenin düzenli aralıklarla (aylık, yıllık vb.) yapılması gerekir.
  • Genellik: Ödemenin işyerindeki tüm işçilere veya belirli bir gruptaki tüm işçilere (örneğin tüm satış temsilcilerine) yapılması gerekir.
  • Belirlilik: Ödemenin miktarının veya hesaplama yönteminin belirli olması gerekir.
  • Tekrarlanma: Yargıtay’ın genel kabulüne göre, bir ödemenin en az 3 yıl boyunca aynı şartlarla yapılmış olması, işyeri uygulaması için yeterli bir süredir.

Kazanılmış Hak Statüsü

İşyeri uygulaması haline gelen bir prim ödemesi artık işçinin “kazanılmış hakkıdır”. Bu durumun sonuçları şunlardır:

  1. Tek Taraflı Kaldırılamaz: İşveren, ekonomik sıkıntı veya benzeri gerekçelerle bu ödemeyi tek taraflı olarak iptal edemez veya miktarını düşüremez.
  2. İşçinin Yazılı Onayı: Uygulamanın değiştirilmesi veya kaldırılması ancak İş Kanunu Md. 22 uyarınca işçinin yazılı onayı ile mümkündür.
  3. İspat: Bordrolar, banka kayıtları ve tanık beyanları ile ödemenin sürekliliği kanıtlandığında, işveren ödemeyi yapmakla yükümlü tutulur.
Yargıtay İlkesi: İşveren, prim ödemesini “her seferinde işverenin inisiyatifindedir” veya “bu yıla mahsustur” gibi bir kayıt koyarak yaparsa, bu ödeme işyeri uygulamasına dönüşmez. Ancak hiçbir kayıt koymadan yapılan düzenli ödemeler korunur.

Ödenmeyen Primlerin Sonucu

İşyeri uygulaması haline geldiği halde ödenmeyen primler için işçi;

  • İş sözleşmesini haklı nedenle feshedip kıdem tazminatını alabilir.
  • Geriye dönük 5 yıllık alacak davası açabilir.
  • Bu alacaklar “ücret eki” sayıldığı için mevduata uygulanan en yüksek faiz işletilir.

Sonuç olarak, işyeri uygulamaları iş sözleşmesinin “yazılmamış” ancak en güçlü maddeleridir. İşverenlerin bu uygulamaları yönetirken hukuki riskleri dikkate alması, işçilerin ise düzenli aldıkları ek ödemelerin yasal koruma altında olduğunu bilmesi gerekir.

Bunları beğenebilirsiniz.