İşyeri Uygulaması Haline Gelen Primlerin Ödenmesi
İş hukukunda prim ödemeleri, kural olarak işverenin inisiyatifinde olan veya sözleşme ile kararlaştırılan ek menfaatlerdir. Ancak sözleşmede yazılı olmasa bile, işverenin uzun süre boyunca düzenli olarak prim ödemesi, bu durumun “işyeri uygulaması” haline gelmesine neden olur ve işçiye kazanılmış bir hak kazandırır.
İşyeri Uygulaması Nedir?
İşyeri uygulaması, işverenin tek taraflı bir kararla veya zımni bir kabulle, işçilerine sağladığı hak ve menfaatlerin (prim, ikramiye, erzak yardımı, yol parası vb.) süreklilik arz etmesi ve genel bir nitelik kazanması durumudur.
Prim Ödemesi Ne Zaman İşyeri Uygulaması Olur?
Yargıtay kararlarına göre, bir prim ödemesinin işyeri uygulaması sayılabilmesi için şu şartların gerçekleşmesi gerekir:
- Düzenlilik: Primin bir defaya mahsus değil, belirli aralıklarla (her ay, her yıl vb.) ödenmesi gerekir.
- Süreklilik: Ödemenin uzun bir süre (Yargıtay genellikle en az 3 yıl arar) kesintisiz devam etmesi gerekir.
- Koşulsuzluk: Ödemenin herhangi bir şarta (performans vb.) bağlanmadan genel olarak yapılması gerekir (Şarta bağlı primlerde şart gerçekleştiğinde hak doğar).
İşyeri Uygulaması Olan Prim Ödenmezse Ne Olur?
Bir prim ödemesi işyeri uygulaması haline geldiyse, artık iş sözleşmesinin bir parçası sayılır. Bu durumda:
- Zorunluluk: İşveren, “artık vazgeçtim, ödemeyeceğim” diyemez. Ödeme yapmak zorundadır.
- Tek Taraflı Kaldırılamaz: İşveren, bu primi kaldırmak veya azaltmak istiyorsa, İş Kanunu Md. 22 uyarınca işçinin yazılı onayını almak zorundadır. İşçi onay vermezse eski uygulama devam eder.
- Haklı Fesih Sebebi: İşyeri uygulaması haline gelen primin ödenmemesi, işçiye “ücretin eksik ödenmesi” nedeniyle haklı nedenle derhal fesih hakkı verir.
Örnek: İşveren, sözleşmede yazmamasına rağmen 5 yıldır her Kurban Bayramı’nda işçilerine yarım maaş ikramiye veriyorsa, bu artık bir işyeri uygulamasıdır. 6. yıl “ekonomik durum kötü” diyerek bu ödemeyi kesemez.