Ücretin Gününde Ödenmemesi ve İş Görmekten Kaçınma Hakkı
İş Kanunu, işverenin en temel borcu olan ücret ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda işçiye “aktif bir direniş hakkı” tanımıştır. Bu hak, işçinin iş sözleşmesini feshetmeden, sadece iş yapmayı durdurarak hakkını aramasına olanak tanır.
Hakkın Kullanılma Şartları
İşçinin iş görmekten kaçınma hakkını yasal olarak kullanabilmesi için şu şartların oluşması gerekir:
- Ücretin Muaccel Olması: Ödeme gününün gelmiş ve geçiyor olması gerekir.
- 20 Günlük Sürenin Geçmesi: Ödeme gününden itibaren en az 20 tam gün geçmiş olmalıdır. Bu süre işverene tanınmış bir “hoşgörü” süresidir ancak ücretin gecikme faizini durdurmaz.
- Mücbir Nedenin Bulunmaması: İşverenin ödeme yapamamasının arkasında yangın, deprem gibi elde olmayan bir felaket bulunmamalıdır. Ekonomik kriz veya ödeme güçlüğü “mücbir neden” sayılmaz.
Kaçınma Hakkının Sonuçları
İşçi bu hakkını kullandığında kanun onu özel olarak korur:
- İşten Çıkarılma Yasağı: Çalışmadığı için işçinin sözleşmesi feshedilemez.
- Yerine İşçi Alınamaz: İşveren, kaçınma hakkını kullanan işçinin yerine yeni işçi alamaz, o işleri başkalarına yaptıramaz.
- Grev Sayılmaz: Bu eylem bir “hak grevi” niteliğindedir ancak yasal anlamda grev prosedürlerine tabi değildir. İşçilerin toplu halde bu kararı alması eylemi yasa dışı kılmaz.
Ücret ve Faiz Hakları
İş görmekten kaçınılan süre boyunca işçiye ücret işleyip işlemeyeceği tartışmalı bir konudur. Yargıtay’ın genel eğilimi, çalışılmayan sürenin ücretinin ödenmeyeceği yönündedir (çünkü iş ifa edilmemiştir). Ancak geciken asıl ücret için mevduata uygulanan en yüksek faiz işletilir.
Sonuç olarak, ücreti 20 gün geciken her işçi, istifa edip tazminatını yakma riskine girmeden iş yapmayı durdurabilir. Bu hak, işçinin işverene karşı elindeki en güçlü yasal kozlardan biridir.