Şirket Kapanması Halinde İşe İade Davası
İşe iade davası devam ederken veya karar kesinleştikten sonra işyerinin tamamen kapanması veya şirketin tasfiyeye girmesi, davanın akıbeti ve işçinin mali hakları konusunda karmaşık bir hukuki durum yaratır. İş Kanunu ve Yargıtay içtihatları, işyerinin kapanmasının işçinin kazanılmış haklarını tamamen ortadan kaldırmayacağı ilkesini benimsemiştir.
1. Dava Sürecinde İşyerinin Kapanması
Dava devam ederken işyerinin kapanması halinde mahkeme iki hususu inceler:
- Feshin Geçerliliği: İşyerinin kapanması kural olarak “işletme gerekleri” kapsamında geçerli bir fesih nedenidir. Ancak işveren, bu kararı fesihten önce mi aldı, gerçekten faaliyet durdu mu, yoksa muvazaalı (kağıt üzerinde) bir kapanma mı var, mahkemece denetlenir.
- Kararın Niteliği: Kapanma gerçekse, mahkeme işe iade talebinin konusuz kaldığına değil; feshin geçersizliğine ve mali sonuçlarına (tazminatlara) karar verir.
2. İşe İade Kararının Uygulanmasının İmkansızlığı
İşçi davayı kazanıp 10 işgünü içinde başvurduğunda işyeri fiilen kapanmışsa, işe başlatma eylemi fiziken imkansız hale gelir. Bu durumda:
- İşe Başlatmama Tazminatı: Yargıtay’ın güncel içtihatlarına göre; işyerinin kapanması sebebiyle işe başlatamayan işveren, feshin geçersizliğinin mali bir sonucu olarak işe başlatmama tazminatını ödemek zorundadır.
- Boşta Geçen Süre Ücreti: İşçiye çalıştırılmadığı dönem için (en çok 4 aya kadar) ücret ve prim ödemesi eksiksiz yapılmalıdır.
Devir ve Birleşme Hali: Şirket kapanmamış, sadece başka bir şirketle birleşmiş veya devredilmişse; işe iade yükümlülüğü İş Kanunu Md. 6 uyarınca devralan işverene geçer. İşçi, başvuruyu yeni yönetime yapmalıdır.
3. İflas ve Tasfiye Durumu
Şirketin iflası halinde davanın muhatabı “İflas Masası” olur. İşçinin kazandığı tazminat ve ücret alacakları, iflas masasında imtiyazlı alacak olarak kaydedilir ve şirketin kalan malvarlığından öncelikle ödenir.
Sonuç
Şirketin kapanmış olması, haksız yere işten çıkarılan bir işçinin haklarından feragat etmesi gerektiği anlamına gelmez. İşyerinin kapısı kilitli olsa dahi, tüzel kişiliğin (şirketin) malvarlığı veya ortakların (şahıs şirketlerinde) sorumluluğu devam ettiği sürece işe iade davasının mali sonuçları takip edilebilir. Bu tür durumlarda davanın ve icra takibinin titizlikle yönetilmesi, alacağın tahsili için elzemdir.