Kasa Tazminatı Nedir?
İş yerlerinde nakit para, kıymetli evrak veya değerli eşya ile uğraşan ve kasada meydana gelebilecek açık riskini üstlenen çalışanlara (veznedar, kasiyer, banka gişe görevlisi vb.) ödenen ek ücrete “kasa tazminatı” veya “mali sorumluluk tazminatı” denir.
Yasal Zorunluluk Var mı?
İş Kanunu’nda kasa tazminatı ödenmesini zorunlu kılan bir hüküm bulunmamaktadır. Bu ödeme, tamamen işverenin inisiyatifine, iş sözleşmesine veya toplu iş sözleşmesi hükümlerine bağlıdır. Ancak sözleşmede kararlaştırılmışsa veya işyerinde uzun süredir uygulanıyorsa (işyeri uygulaması), işveren için zorunlu hale gelir.
Amaç ve Nitelik
Kasa tazminatının amacı, işçinin üstlendiği mali riski karşılamak ve olası kasa açıklarını telafi etmesine yardımcı olmaktır. Bu ödeme:
- Ücret Eki Sayılır: Kasa tazminatı, süreklilik arz eden bir ödeme olduğu için “giydirilmiş ücret” hesabına dahil edilir. Dolayısıyla kıdem ve ihbar tazminatı hesaplanırken dikkate alınır.
- SGK Primi: Kasa tazminatı, 5510 sayılı Kanun gereği prime esas kazanca dahil değildir. Yani bu ödeme üzerinden SGK primi kesilmez.
- Vergi: Kasa tazminatı üzerinden Gelir Vergisi ve Damga Vergisi kesintisi yapılır.
Kasa Açığı ve Kesinti
İşçi kasa tazminatı alsa bile, kasada açık çıktığında işveren bu açığı doğrudan işçinin maaşından kesemez. İş Kanunu Md. 62 uyarınca, işçinin rızası veya mahkeme kararı olmadan ücrette kesinti yapılamaz (Md. 38’deki disiplin cezası hariç). Kasa açığı durumunda, işçinin kusuru varsa bu bedel işçiden talep edilebilir, ancak “zaten kasa tazminatı alıyorsun, açığı oradan kapat” denilerek otomatik mahsup yapılamaz.