İşverenin İşe Davet Yazısı ve Samimiyeti
İşe iade davası sonucunda işçinin yasal süre içinde işe başlamak için başvurması üzerine, işverenin 1 ay içinde işçiyi işe başlatması zorunludur. İşveren, işçiyi işe davet ederken bu davetin samimi, gerçekçi ve koşulsuz olması gerekir. Aksi takdirde, yapılan davet geçerli sayılmaz ve işveren işe başlatmama tazminatını ödemek zorunda kalır.
Geçerli Bir İşe Davet Nasıl Olmalıdır?
Yargıtay kararlarına göre, işverenin işe davet yazısı şu özellikleri taşımalıdır:
- Açık ve Net Olmalı: Davet yazısında işçinin işe başlayacağı tarih, saat ve yer açıkça belirtilmelidir. “İstediğin zaman gel”, “Müsait olduğunda görüşelim” gibi muğlak ifadeler geçerli bir davet sayılmaz.
- Eski Koşullarda Olmalı: İşçi, fesih tarihindeki görevi, unvanı ve ücretiyle (emsal artışlar yansıtılarak) işe başlatılmalıdır. İşçiye daha düşük bir pozisyon, daha az ücret veya uzak bir işyeri teklif etmek, işe başlatma davetinin samimi olmadığını gösterir.
- Makul Süre Tanınmalı: İşçiye işe başlaması için makul bir hazırlık süresi verilmelidir. Tebliğden hemen sonraki gün işe başlanmasının istenmesi iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayabilir.
Samimiyetsiz Davet Örnekleri
Aşağıdaki durumlar, işverenin işe davetinin samimi olmadığına karine teşkil eder ve işverenin tazminat sorumluluğunu doğurur:
- İşçiyi işe davet edip, geldiğinde “kadro yok” veya “şu an iş yok” diyerek geri çevirmek.
- İşçiyi 1-2 gün çalıştırıp tekrar işten çıkarmak (sırf tazminat ödememek için).
- İşçiye, kabul etmeyeceği bilinen ağır çalışma koşulları veya farklı bir şehirde iş teklif etmek.
- İşe başlatma davetini şarta bağlamak (örneğin “tüm haklarından feragat edersen gel” demek).
Önemli Not: İşçi de işverenin samimi davetine uymak zorundadır. Eğer işveren, tüm yasal koşullara uygun, samimi ve gerçekçi bir davet gönderir ancak işçi mazeretsiz olarak işe başlamazsa, işçi işe iade davasından doğan tazminat haklarını kaybeder.