Aralıklı Çalışmalarda Yıllık İzin Kıdemi Hesabı
Bir işçinin aynı işverene bağlı olarak farklı dönemlerde çalışıp ayrılması, yıllık izin hak edişi bakımından özel bir hesaplama gerektirir. Kanun, işçinin işyerindeki tüm geçmişini bir bütün olarak değerlendirerek “kıdemin birleştirilmesi” ilkesini benimsemiştir.
1. Sürelerin Birleştirilmesi Kuralı (Md. 54)
4857 sayılı İş Kanunu’nun 54. maddesi uyarınca; işçinin yıllık izin hakkı hesaplanırken, aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştığı süreler birleştirilerek dikkate alınır.
2. Tasfiye Edilen Sürelerin Durumu
En çok tartışılan konu, önceki dönemde yıllık izin ücretinin ödenmiş olup olmamasıdır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre;
- Önceki dönemde izinler kullanılmış veya ücreti ödenmiş olsa bile, izin günü sayısını (kademesini) belirlemek için o süreler kıdeme dahil edilir.
- Ancak, daha önce ücreti ödenmiş izinler tekrar talep edilemez. Sadece 14 gün yerine 20 gün hak kazanıp kazanmadığını belirlemede bu süreler kullanılır.
3. Farklı İşyerleri ve Alt İşverenlik
İşverenin tüzel kişiliği değişmedikçe veya işyeri devri söz konusu ise, aralıklı çalışmaların birleştirilmesi zorunludur. Ayrıca alt işveren (taşeron) değişse bile, işçi aynı asıl işverene bağlı işyerinde çalışmaya devam ediyorsa tüm süreler birleşir.
4. İspat Yükümlülüğü
Aralıklı çalışmaları ispat yükü işçidedir. Ancak SGK hizmet dökümleri ve özlük dosyalarındaki eski giriş-çıkış kayıtları bu konuda en güçlü delillerdir. İşveren, geçmiş kayıtları yok sayarak işçiyi her defasında “yeni işçi” gibi 14 gün üzerinden başlatamaz.
Sonuç olarak; aralıklı çalışmalarda kıdemin sıfırlanması söz konusu değildir. İşçilerin aynı işveren nezdindeki her bir günü, yıllık izin basamaklarını tırmanmalarına yardımcı olan yasal birer kazanımdır.