Sendikal İzinler ve Kullanım Şartları
Sendika üyeliği ve sendikal faaliyetler, Anayasal güvence altında olan haklardır. 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, bu faaliyetlerin yürütülebilmesi için işçilere ve temsilcilere çeşitli izin hakları tanımıştır.
1. Sendika İşyeri Temsilcisi İzinleri
Sendika işyeri temsilcileri, işyerindeki sendikal faaliyetleri yürütmek, işçilerin şikayetlerini dinlemek ve işverenle diyalog kurmak için izin hakkına sahiptirler:
- Temsilciler, bu görevlerini yerine getirmek üzere işyerindeki işlerini aksatmamak ve işverene önceden bilgi vermek kaydıyla izin kullanabilirler.
- Bu süreler içerisinde temsilcilerin ücretlerinden herhangi bir kesinti yapılamaz.
2. Sendikal Faaliyetlere Katılım İzni
İşçilerin sendikanın genel kurullarına, eğitimlerine veya toplantılarına delege veya üye olarak katılması durumunda izin hakları şöyledir:
- Sendika yöneticisi veya delegesi olan işçilere, sendikal görevlerini yerine getirmeleri için ücretsiz izin verilmesi zorunludur (Toplu İş Sözleşmesinde ücretli olacağı kararlaştırılabilir).
- İşçi, sendikal bir göreve seçilmesi nedeniyle işinden ayrılmak isterse, iş sözleşmesi askıya alınır ve görev süresi sonunda tekrar işe dönme hakkı saklı kalır.
3. Sendika Temsilci Odası Tahsisi
30 ve daha fazla işçi çalışan işyerlerinde, işveren sendika temsilcilerine görevlerini yapabilmeleri için uygun bir yer (oda) sağlamakla yükümlüdür. Bu odada yapılacak görüşmeler ve çalışmalar da dolaylı olarak sendikal izin kullanımı kapsamında değerlendirilir.
4. Toplu İş Sözleşmesi (TİS) ile Genişletme
Kanundaki asgari izin süreleri, işyerinde imzalanan Toplu İş Sözleşmeleri ile genişletilebilir. Örneğin, temsilcilere haftalık belli bir saat “ücretli sendikal izin” hakkı tanınması en yaygın TİS uygulamalarından biridir.
Sonuç olarak; sendikal izinler, endüstriyel demokrasinin işlemesi için vazgeçilmezdir. İşverenlerin bu izinleri keyfi olarak engellemesi veya cezalandırma aracı olarak kullanması hukuka aykırıdır.