Grev ve Lokavt Hangi Durumlarda Mahkemece Durdurulur?
Grev ve lokavt hakları anayasal güvence altındadır ancak sınırsız değildir. Bir eylemin yasal çerçeveden çıkması veya karşı tarafı haksız yere mahvetme amacı taşıması durumunda yargı müdahalesi devreye girer. 6356 sayılı Kanun’un 71. maddesi, İş Mahkemelerine grev ve lokavtı durdurma yetkisi vermiştir.
1. Hakkın Kötüye Kullanılması Sebebiyle Durdurma
Grev veya lokavtın, toplu iş sözleşmesi imzalamak dışındaki amaçlarla (Örn: Siyasi baskı kurmak, rakip firmayı çökertmek vb.) kullanılması “hakkın kötüye kullanılması” sayılır:
- Eylemin dürüstlük kuralına aykırı şekilde yürütülmesi.
- İşvereni ekonomik olarak yok etme kastının meşru taleplerin önüne geçmesi.
- Bu durumda taraflardan birinin başvurusu üzerine mahkeme eylemin durdurulmasına karar verebilir.
2. Sendikanın Yetkisini Kaybetmesi
3. Şiddet ve Yasadışı Eylemlerin Varlığı
Grev esnasında grev gözcülerinin veya katılımcıların;
- İşyeri girişini fiziksel güç kullanarak tamamen kapatması,
- Çalışmak isteyen işçilere veya işverene yönelik sistematik şiddet uygulaması,
- İşyeri mallarına ve makinelerine zarar verilmesi (Sabotaj),
eylemin “kanuni” niteliğini yitirmesine neden olur ve durdurulma gerekçesidir.
4. Kararın Uygulanması
Mahkeme durdurma kararı verdiği andan itibaren grev veya lokavt hukuken hükümsüz kalır. İşçiler işbaşı yapmak zorundadır. Karara rağmen eyleme devam edilmesi “kanun dışı grev” sayılır ve katılan işçilerin tazminatsız işten çıkarılma riski doğar.
Sonuç olarak; grev ve lokavt hakları hukuk devleti ilkeleriyle sınırlandırılmıştır. Mahkemeler, bu hakların toplumsal barışı ve işletme varlığını tehdit edecek şekilde istismar edilmesini önleyen en üst denetim makamıdır.