Grev ve Lokavtta İş Güvencesi: İşten Çıkarma Yasaktır!
İş mücadelesinin en keskin araçları olan grev ve lokavt süreçlerinde, işçilerin en büyük çekincesi işlerini kaybetmektir. Ancak 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 67. maddesi, kanuni bir grev veya lokavta katılan işçilerin iş sözleşmelerini mutlak bir koruma altına almıştır.
1. Genel Yasak: Sendikal Faaliyet Nedeniyle Fesih Yapılamaz
Kanun uyarınca işveren, sadece bir işçinin greve katılması veya sendikal faaliyette bulunması nedeniyle iş sözleşmesini feshedemez. Grev ve lokavt süresince iş sözleşmeleri askıya alınmış kabul edilir.
2. Yasağın İstisnası: Haklı Nedenle Fesih
İşten çıkarma yasağı sınırsız bir “dokunulmazlık” değildir. İşveren, grev devam ederken de şu durumlarda işçinin sözleşmesini haklı nedenle (tazminatsız) feshedebilir:
- İşçinin işyerindeki makine ve tesisata kasten zarar vermesi (sabotaj).
- Greve katılmayan işçilere veya işverene yönelik fiziksel saldırı, darp veya ağır hakaret.
- Kanun dışı bir grevi başlatmak veya yönetmek.
- İşyerinde yapılması zorunlu olan (güvenlik, bakım vb.) işleri kasten yapmamak.
6356 Sayılı Kanun Madde 67/3: “İşveren, kanuni bir grev veya lokavt süresince, iş sözleşmeleri askıda kalan işçilerin yerine… başka işçi alamaz ve bu işçilerin iş sözleşmelerini grev veya lokavt nedeniyle feshedemez.”
3. Geçersiz Feshin Sonuçları
Eğer işveren, yasal bir greve katıldığı için bir işçiyi işten çıkarırsa;
Yapılan fesih geçersizdir. İşçi, işe iade davası açarak işine geri dönebilir. Ayrıca bu durum sendikal ayrımcılık sayıldığı için, işçi en az 1 yıllık ücreti tutarında “Sendikal Tazminat” hakkına sahip olur.
4. Grev Sonrası İşe Başlatma
Grev veya lokavt sona erdiğinde, işveren askıda olan sözleşmeleri canlandırmak ve işçileri tekrar işbaşı yaptırmak zorundadır. İşçilerin greve katılmış olması, terfi, ücret artışı veya diğer yan haklarda aleyhlerine bir kriter olarak kullanılamaz.
Sonuç olarak; grev ve lokavt sırasında işten çıkarma yasağı, sendikal özgürlüğün kağıt üzerinde kalmamasını sağlar. Yasalar, hak arama mücadelesi veren işçinin “ekmek” kaygısını ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır.