Dövizli Ücretlerin TL Olarak Ödenmesi
Ücretin döviz (Dolar, Euro vb.) cinsinden kararlaştırıldığı iş sözleşmelerinde (istisna kapsamındaki), ödeme günü geldiğinde işverenin ödemeyi hangi para birimiyle ve hangi kur üzerinden yapacağı sıklıkla tartışma konusu olur.
İşverenin Seçim Hakkı
4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 99. maddesi, dövizli borçların ödenmesi konusunda işverene (borçluya) bir seçim hakkı tanır:
TBK Madde 99 – Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme şartı bulunmadıkça, borç ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir.
Yani işveren, dövizle belirlenen ücreti:
- İsterse döviz cinsinden (Dolar/Euro olarak),
- İsterse ödeme günündeki rayiç kur (Merkez Bankası efektif satış kuru) üzerinden Türk Lirası olarak ödeyebilir.
“Aynen Ödeme” Şartı Varsa
Eğer iş sözleşmesinde “ücret mutlaka döviz olarak ödenecektir” veya “aynen ödenecektir” şeklinde özel bir hüküm varsa, işveren bu ücreti TL’ye çevirip ödeyemez. Mutlaka sözleşmede yazan döviz cinsinden ödemek zorundadır.
Ödeme Günü Geçerse (Temerrüt)
Ücret gününde ödenmezse, işçinin seçim hakkı doğar. İşçi, geciken alacağını:
- İsterse aynen döviz olarak,
- İsterse fiili ödeme günündeki (yani ödemenin yapıldığı andaki) kur üzerinden TL olarak talep edebilir.
Bu durumda işveren “vade tarihindeki kur düşük, o kurdan ödeyeceğim” diyemez. Gecikmeden kaynaklanan kur farkı zararını işveren üstlenir.