Grev Gözcülerinin Engelleme Yasağı: Neler Yapılamaz?
Grev gözcülüğü, işçilerin toplu mücadele hakkının bir parçasıdır. Ancak bu hak, “çalışma hürriyeti” ve “işletme hakkı” ile dengelenmiştir. 6356 sayılı Kanun’un 64. maddesi, grev gözcülerinin eylemlerini sadece “izleme ve bilgilendirme” ile sınırlamış, her türlü fiziksel veya psikolojik engellemeyi yasaklamıştır.
1. Engelleme Yasağının Kapsamı
Grev gözcüleri işyeri girişinde beklerken şu kurallara uymak zorundadır:
- İşçilere Yönelik: Greve katılmayan veya grev dışı kalan işçilerin işyerine girmesini fiziksel olarak engelleyemezler. Yolu kapatamaz, kol kola girerek barikat kuramazlar.
- Mallara Yönelik: İşyerine hammadde getiren veya bitmiş ürünleri götüren araçların giriş ve çıkışını durduramazlar.
- Üçüncü Kişilere Yönelik: Müşterilerin, tedarikçilerin veya işyeri ziyaretçilerinin geçişine müdahale edemezler.
2. Yasaklanan Eylem Biçimleri
Yargıtay kararlarına göre şu eylemler “engelleme yasağının” ihlali sayılır:
- İşyeri kapısına zincir vurmak veya kilit asmak.
- İşyerine girmek isteyenleri tehdit etmek veya sözlü tacizde bulunmak.
- İşyeri girişine araç park ederek yolu kapatmak.
- Giriş yapmak isteyen araçların önünde oturma eylemi yapmak.
3. İhlalin Ağır Sonuçları
Engelleme yasağının çiğnenmesi durumunda tarafları bekleyen yaptırımlar şunlardır:
- Grev Kararının İptali: Eğer engelleme eylemleri sendikanın talimatıyla sistematik hale gelmişse, mahkeme grevi “kanun dışı” ilan edebilir.
- Ceza Davası: Çalışma hürriyetini ihlal eden kişiler hakkında Türk Ceza Kanunu uyarınca hapis cezası istemiyle dava açılabilir.
4. Yasal Müdahale
Engelleme yaşandığı takdirde işveren, kolluk kuvvetlerinden (polis/jandarma) yardım isteyebilir. Emniyet güçleri, geçişi engelleyen gözcüleri kapı önünden uzaklaştırarak giriş-çıkış güvenliğini sağlamakla yükümlüdür.
Sonuç olarak; grev gözcülüğü bir “kuşatma” değil, “duyurma” eylemidir. Demokratik bir hakkın kullanılması, başkalarının en temel haklarının ihlal edilmesine zemin hazırlamaz.