Ev Ceza HukukuTıbbi Müdahalelerin Hukuka Uygunluğu ve Rıza

Tıbbi Müdahalelerin Hukuka Uygunluğu ve Rıza

tarafından Avukat Erdal Ersoy
Tıbbi Müdahalelerin Hukuka Uygunluğu ve Rıza thumbnail

Tıbbi Müdahalelerin Hukuka Uygunluğu ve Rıza

Bir cerrahın hastanın karnını neşterle kesmesi, normalde “Kasten Yaralama” (hatta organ kaybına yol açıyorsa ağır yaralama) suçunun tanımına uyar. Ancak cerrahlar bu eylemlerinden dolayı hapse girmezler. Çünkü tıbbi müdahaleler, belirli şartlar altında “Hukuka Uygun” kabul edilir.

Hukuka Uygunluk İçin Üç Altın Kural

Bir tıbbi müdahalenin (ameliyat, iğne, tedavi) suç sayılmaması için şu üç şartın aynı anda bulunması gerekir:

  1. Yetkili Kişi Tarafından Yapılmalı: Müdahaleyi diploması olan bir doktor veya yetkili bir sağlık personeli yapmalıdır. Diplomasız birinin yaptığı “başarılı” bir ameliyat bile “yaralama” suçudur.
  2. Tıbbi Endikasyon (Gereklilik) Olmalı: Müdahale, hastayı iyileştirmek veya acısını dindirmek amacıyla, tıp bilimine uygun olarak yapılmalıdır. Keyfi veya bilim dışı müdahaleler suçtur. (Estetik ameliyatlarda da kişinin psikolojik sağlığı bir endikasyon kabul edilir.)
  3. Hastanın Rızası (Aydınlatılmış Onam) Olmalı: En önemli şart budur. Hasta, yapılacak işlemin risklerini, faydalarını ve alternatiflerini bilerek “evet” demelidir.

Aydınlatılmış Onam Nedir?

Rıza, sadece bir kağıda imza atmak değildir. Doktorun hastayı anlayacağı dilde bilgilendirmesi gerekir. “Seni ameliyat edeceğim” deyip imza almak yetmez. “Bu ameliyatın %5 felç riski var” demesi ve hastanın bunu kabul etmesi gerekir.

İstisna (Acil Haller): Hasta bilinci kapalı olarak acile gelmişse ve hayati tehlikesi varsa, rıza aranmaz. Doktorun müdahale etme (hayat kurtarma) zorunluluğu vardır. Bu durumda “varsayılan rıza” geçerlidir.

Rızası olmadan (acil hal dışında) bir hastaya dokunmak, onu iyileştirse bile “Vücut Dokunulmazlığını İhlal” veya duruma göre “Yaralama” suçunu oluşturur.

Bunları beğenebilirsiniz.