Haksız Tahrikte “Elem ve Öfke” Kriteri
Haksız tahrik indiriminin uygulanabilmesi için failin suç anında “psikolojik bir fırtına” içinde olması gerekir. Kanun buna “hiddet” (ani öfke patlaması) veya “şiddetli elem” (derin üzüntü ve keder) der. Peki bu duyguların varlığı nasıl tespit edilir?
Hiddet (Ani Öfke)
Genellikle ani gelişen olaylarda görülür. Fail, kendisine yapılan haksızlığa (hakaret, tokat, saldırı) karşı o anda kapıldığı öfkeyle (kan beynine sıçrayarak) tepki verir. Bu tepki hemen olay yerinde veya çok kısa bir süre sonra verilir.
Örnek: Trafikte bir sürücü diğerine küfreder. Diğer sürücü bu ani öfkeyle (hiddetle) arabasından inip küfredene yumruk atar.
Şiddetli Elem (Derin Üzüntü)
Genellikle uzun süreli ve yıpratıcı olaylarda görülür. Fail, haksız eylem nedeniyle derin bir acı, keder ve üzüntü duyar. Bu duygu, failin iç dünyasında birikir ve suç işlemesine neden olur.
Örnek: Eşinin kendisini aldattığını öğrenen bir kişi, bu durumun yarattığı derin üzüntü (elem) ve ruhsal çöküntüyle eşini veya sevgilisini yaralayabilir. Olayın öğrenildiği an ile suçun işlendiği an arasında zaman geçmiş olsa bile, “elem” duygusu devam ettiği sürece tahrik indirimi uygulanabilir.
Nedensellik Bağı Şarttır
Faildeki öfke veya üzüntü, mutlaka mağdurun “haksız fiilinden” kaynaklanmalıdır. Failin kendi kişisel sorunları, alkollü olması veya sinirli bir yapıya sahip olması tahrik indirimi sebebi değildir. “Ben çok sinirli biriyim, tersime geldi vurdum” savunması geçersizdir.