Olası Kast Örnekleri: “Olursa Olsun” Mantığı
Olası kast, ceza hukukunun anlaşılması en zor ama günlük hayatta en sık karşılaşılan kavramlarından biridir. “Olursa Olsun” mantığını daha iyi anlamak için Yargıtay kararlarına ve doktrine yansıyan klasik örnekleri inceleyelim.
1. Düğün Magandası Örneği
Düğünde veya asker eğlencesinde havaya ateş açmak, olası kastın en tipik örneğidir. Fail, kalabalık bir ortamda silahını ateşlerken kimseyi vurmak istemez (Doğrudan Kast yoktur). Ancak merminin sekeceğini veya yorgun merminin birinin başına düşebileceğini herkes gibi o da bilir (Öngörme). Buna rağmen “Aman bir şey olmaz, olursa da olur” diyerek ateş eder (Kabullenme). Sonuçta biri ölürse, “Olası Kastla Öldürme”den ceza alır.
2. Kırmızı Işık İhlali ve Trafik Kazası
Normalde trafik kazaları “Taksir” (dikkatsizlik) sayılır. Ancak bazı durumlar olası kasta girer.
Olay: Sürücü, şehrin en işlek caddesinde, kırmızı ışık yandığını ve yayaların geçtiğini gördüğü halde hızını kesmez. “Bana yol verirler” diye düşünmez, “Çarparsam çarparım” umursamazlığıyla geçer ve bir yayayı ezer.
Analiz: Burada sürücü yayayı öldürmeyi hedeflememiştir. Ancak kırmızı ışıkta, o hızla geçince birine çarpmanın “muhtemel” olduğunu bilmektedir. Buna rağmen geçmesi, sonucu kabullendiğini gösterir. Bu “Bilinçli Taksir” değil, “Olası Kast”tır. (Bilinçli taksirde fail, şoförlüğüne güvenerek sonucun olmayacağını umut eder; olası kastta ise sonucu göze alır.)
3. Kapalı Kapıya Ateş Etmek
Fail, hasmının evde olup olmadığını bilmeden evin kapısına veya penceresine rastgele ateş eder. İçerideki birisi vurulur.
Analiz: Fail, “İçeride biri varsa vurulabilir” ihtimalini öngörmüştür. Ateş ederek bu ihtimali kabullenmiştir. Olası kast vardır.
4. Zehirli Gıda Satmak
Bir gıda üreticisi, maliyeti düşürmek için ürününe sağlığa zararlı, hatta ölümcül olabilecek kimyasal maddeler katar. Amacı insanları öldürmek değil, para kazanmaktır. Ancak bu gıdayı yiyenlerin ölebileceğini bilir. Buna rağmen satarsa ve ölümler olursa, olası kastla öldürmekten sorumlu olur.
Olası kast, “kayıtsızlık” ve “umursamazlık” üzerine kuruludur. İnsan hayatına değer vermeyen bu umursamazlık, kanun koyucu tarafından ağır şekilde cezalandırılır.